Blog

DİKKAT İRAN KAPIYA GİRDİ
ibrahim-ozbek
Değerli okuyucular sizleri saygı sevgi ve muhabbetle selamlıyorum.
Kaleme aldığım bu yazımı yazmadan önce çok düşündüm ne yapsam nasıl anlatsam da sektördeki üreticilerin birlikte hareket etmelerini sağlasam diye. Neden sorusunu ve imkansız sözünü şimdiden duyar gibi oldum. Nedeni belli aşırı fiyat rekabeti ve karsız satışlar, yurt dışına açık hesap ihracatlar ve bununla birlikte kaliteden taviz vermeler. Bütün bunları doğru bir dengeye çekebilmek için sektör temsilcilerinin bir araya gelip konuşması ve ortak bir mutabakata varması gerekmektedir.

Peki bu olmazsa ne olur? Asıl soru bu, sektöre yazık olur. Yazımın başlığında belirttiğim İran Kapıya Girdi sözü yabana atılacak bir konu değil. 23-26 Ocak 2015 tarihinde Tahran da yapılan DO-WIN TECH 6.Uluslararası Kapı Pencere Fuarı bu sözün ne anlama geldiğini anlatmaya yeterde artar bile.
Kapı Magazin Dergisi olarak stant açıp dergimizi dağıttığımız fuarda üzüntü ve gıpta içinde görevimizi yerine getirdik.
Üzüldüm; çünkü övündüğümüz, gurur duyduğumuz kapı sektörü İran da üretilmeye başlamış çok sayıda üretici iç ve dış kapı üretimi için tesis kurmuş. Daha önce ülkemizden aldıkları kapıyı şimdi üretmeye başlamışlar buna üzüldüm.
Gıpta ettim; çünkü en iyisini biz yapıyoruz sandığımız kapılardan daha da iyisini onlar yapmışlar. Birbirinden güzel tasarımları, modelleri orda gördüm ve kıskandım.Fuarda Türkiye’den gelen birçok firma temsilcisi ile karşılaştık sağ olsunlar standımızı da ziyaret ettiler. Her biriyle yaptığım sohbette İran pazarına girmenin artık çok zor olduğunu Türk firmalarına artık ihtiyaçlarının eskisi kadar kalmadığını belirttiler. İran’da bazı hammaddeler Türkiye’ye göre daha ucuz, işçilik dersen öyle birde üzerine Devlet teşviki al sana İran kapısı hem de ucuzundan.
Kısa süre sonra üretilen bu kapılar sadece İran pazarında değil bölge ülkelerinde de karşımıza çıkarsa hiç şaşırmayalım. Yazımın ilk kısmında söylediğim sektör birlikte hareket etmeli sözü tamda burda devreye giriyor. Bugün içerde birlik sağlanmazsa ve kar elde edemezsek yarın dış pazarda diğer ülkelerle nasıl rekabet ederiz düşünmemiz lazım.
Bu yazımla belki sizleri biraz üzdüm yada karamsarlığa ittim farkındayım ama bildiğimiz bir atasözünü hatırlatmak isterim, Dost acı söyler yarınlarda haklı olmak istemiyorum. Şayet tedbir alınmaz ve bana dokunmayan yılan bin yaşasın dersek, işte en büyük hatayı orda yapmış oluruz. Çünkü Yılanlar o Atasözünü bilmiyorlar.

Sevgi ve Saygılarımla

ibrahim-ozbek-imza

Bu makalemin Kapı Magazin Dergisi 12. Sayısında Yazım Mevcuttur. İncelemek İçin Tıklayınız

Beğendim(0)Beğenmedim(0)